Halava Kampı: Gece kurşunları ve ertelenen düşler
İslam Dünyası

Halava Kampı: Gece kurşunları ve ertelenen düşler

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cebaliye beldesinde bulunan Halava Mülteci Kampı, sükunetin uğramadığı bir noktada insani dramın merkez üssü haline geldi. Kamp sakinleri, stratejik olarak riskli bir konumda bulunmaları sebebiyle gün boyu devam eden silah sesleri ve patlamaların gölgesinde yaşamaya çalışıyor.

Yaşamın ölçüsü: Hayatta kalınan anlar

Yaklaşık 1800 ailenin sığındığı kampta hayat artık günler veya saatlerle değil, “hayatta kalınan anlarla” ölçülüyor. Akşam karanlığı çöktüğünde sokakların tamamen boşaldığı kampta, aileler rastgele açılan ateşten korunmak için çadırlarına kapanıyor. Dört çocuk annesi bir kamp sakini, “Güneş battıktan sonra çocuklarımızın dışarı çıkması yasak. Yemek yerken de uyurken de korku içindeyiz, artık güven hissini unuttuk” sözleriyle durumu özetliyor.

Çocukların çalınan oyunları ve Adham’ın trajedisi

Kampın çocukları için en basit oyunlar bile büyük riskler taşıyor. Bir kamp sakini, çocuklarının futbol oynarken topun tehlikeli bölgeye kaçması ihtimalinden korktuklarını ve bu yüzden oyunun bir trajediye dönüşmesinden endişe ettiklerini belirtiyor. Kamptaki tehlikenin en acı örneği ise 13 yaşındaki Adham Halava oldu. Küçük çocuk, gece saatlerinde su doldurmaya çalışırken açılan ateş sonucu hayatını kaybetti.

İnsani kriz derinleşiyor

Bölgedeki zorlu yaşam koşulları, kamp sakinlerini su ve gıda bulmak için her gün hayati tehlikeyi göze almaya zorluyor. Gazze genelinde 1.9 milyondan fazla insanın yerinden edildiği ve temel yaşam maddelerine erişimin kısıtlı olduğu bir dönemde, Halava Kampı gibi sıcak noktalarda psikolojik yıkım da derinleşiyor. Güvenlik ve istikrarın olmadığı bir ortamda büyüyen çocuklar, bombaların yankısında daha güvenli bir hayatın hayalini kurmaya devam ediyor.