ABD Başkanı Donald Trump’ın kendi sosyal medya platformu "Truth Social" üzerinden yaptığı mühimmat açıklaması, hem iç siyasetteki tartışmaları dindirmeyi hem de Tahran’a net bir mesaj vermeyi hedefliyor. Trump, orta düzey gelişmişliğe sahip mühimmat stoklarının tarihin en yüksek seviyesinde olduğunu, en ileri teknoloji mühimmatın ise "iyi" durumda olduğunu ancak artırılmaya devam ettiğini belirtti. Bu açıklama, Washington Post'un askeri yetkililere dayandırdığı "uzun süreli savaş mühimmat stoklarını, özellikle hava savunma sistemlerini tüketebilir" şeklindeki raporuna doğrudan bir reddiye niteliği taşıyor.

Avrupa’nın İran ikilemi: Savunma hattı mı, stratejik sessizlik mi?
Avrupa’nın İran ikilemi: Savunma hattı mı, stratejik sessizlik mi?
İçeriği Görüntüle

Washington'ın lojistik gücü ve mühimmat hiyerarşisi

Trump’ın mühimmat hiyerarşisine dair verdiği detaylar, ABD ordusunun savaşı farklı kademelerde sürdürebilme kapasitesini yansıtıyor. İran’ın, ABD’nin stoklarının tükenmesini bekleyerek yürüttüğü yıpratma stratejisine karşı Trump, "aynı tempoda sonsuza dek devam edebiliriz" diyerek bu beklentiyi boşa çıkarmaya çalışıyor. Özellikle geçtiğimiz yıl İsrail’in hava savunma füzelerinin azalmasına benzer bir durumun ABD için geçerli olmadığını savunan Trump, ordunun lojistik derinliğine vurgu yaptı.

90 günlük yasal sınır ve Kongre ile yetki savaşı

Trump’ın operasyon süresini "4-5 hafta" olarak telaffuz etmesi, tesadüfi bir zamanlama değil. 11 Eylül saldırıları sonrası George W. Bush döneminde çıkarılan yasalar çerçevesinde ABD Başkanı, Kongre’ye bildirimde bulunarak askeri operasyon başlatma yetkisine sahip. Bu yasa başkana:

  • İlk 60 gün: Kongre onayı olmaksızın harekatı sürdürme,

  • Ek 30 gün: Yazılı bildirimle geri çekilme süreci için ek süre alma hakkı tanıyor.

Trump’ın Kongre’yi bilgilendirdiği gerçeği göz önüne alındığında, anayasal olarak harekatı 90 güne kadar uzatma hakkı bulunuyor. Kongre içindeki bazı vekiller bu yetkiyi kısıtlamak istese de, mevcut tabloda bu değişikliği yapacak çoğunluk henüz sağlanabilmiş değil.

"Uzun soluklu" askeri strateji

Trump, İran’ı Washington ve Tel Aviv’in iradesine boyun eğdirmek için "uzun soluklu" bir askeri strateji izlediklerini açıkça ifade etti. Cumartesi sabahı başlayan ve dini lider Ali Hamaney’in ölümüyle sonuçlanan harekatta, ABD ve İsrail’in birincil hedefi sadece askeri tesisleri yok etmek değil, Tahran’ın direncini lojistik ve psikolojik olarak tamamen kırmak. İran ise füze ve İHA saldırılarıyla bölgedeki Amerikan üslerini ve İsrail şehirlerini hedef alarak bu baskıyı dengelemeye çalışıyor.

Islamist Agenda