İran Devrim Muhafızları Ordusu, İstihbarat Başkanı Tümgeneral Macid Hadimi‘nin pazartesi sabaha karşı düzenlenen ABD-İsrail ortak saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. Tesnim Haber Ajansı’nın aktardığı bildiride Hadimi, “yarım asırlık güvenlik kariyerine sahip, güçlü ve entelektüel bir lider” olarak tanımlandı.
İsrail’den Resmi Doğrulama
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Tahran’da düzenlenen operasyonu üstlenerek Hadimi’nin “tasfiye edildiğini” doğruladı. Katz, İranlı liderlerin “birer birer” hedef alınmaya devam edileceği tehdidinde bulundu. İran Rehberi Mücteba Hamaney ise suikast sonrası yaptığı açıklamada, “ABD-Siyonist düşman, yenilgilerinin ardından alışılagelmiş silahına başvuruyor. Ancak bu cinayetler mücahitlerin azmini kıramayacak” ifadelerini kullandı.
Kritik Dönemde Gelen Kayıp
Tahran’daki gelişmeleri aktaran gazeteciler, Hadimi’nin bu göreve çok kısa süre önce atandığına dikkat çekiyor. Hadimi, 12 gün süren son savaşın ardından yine bir suikast sonucu öldürülen selefi Muhammed Kazımi’nin yerine getirilmişti. Bu durum, İran’ın güvenlik mimarisini yeniden yapılandırmaya çalıştığı hassas bir dönemde stratejik bir darbe olarak nitelendiriliyor.
Son iki hafta içinde İran yönetim kademesi ağır kayıplar verdi:
- Ali Laricani: Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri.
- Gulam Rıza Süleymani: Besic Güçleri Komutanı.
- İsmail Hatib: İstihbarat Bakanı.
Güvenlik İhlali Tartışmaları: Teknoloji mi, İnsan mı?
Bu üst düzey suikastlar, İran devlet mekanizmasındaki derin güvenlik açıklarını tartışmaya açtı. Hadimi’nin yerinin nasıl tespit edildiği henüz netlik kazanmazken, uzmanlar iki ihtimal üzerinde duruyor:
- Teknolojik Takip: Sinyal istihbaratı ve gelişmiş izleme yöntemleriyle yer tespiti.
- İç Sızıntı: İstihbarat teşkilatı veya karar verici mekanizmaların içinden gelen insani bir sızma.
Tahran’da dikkat çeken en büyük soru işareti ise, bu kadar üst düzey isimlerin art arda hedef alınmasına rağmen, sistem içerisinden veya karar verici çevreden henüz tek bir kişinin bile casusluk suçlamasıyla tutuklanmamış olmasıdır. Resmi makamlar sadece “uyuyan hücrelerin” veya “Mossad ajanlarının” yakalandığını duyurmakla yetiniyor; bu da kurum içi sızma ihtimaline dair gizemi koruyor.
Operasyonel Etki ve İç Takibat
Güvenlik uzmanlarına göre bu suikastlar, Tahran’ın ABD ve İsrail çıkarlarına yönelik yürüttüğü askeri operasyonların gidişatını henüz kökten değiştirmiş değil. Ancak Hadimi’nin başında olduğu istihbarat birimi, İsrail içlerine yönelik saldırılarda koordinat ve hassas veri sağlama konusunda merkezi bir rol oynuyordu. İran makamları, iç cepheyi tahkim etmek adına her gün Mossad’a bilgi aktaran yeni hücrelerin çökertildiğini duyurmaya devam ediyor.
