Askeri uzman Albay Nidal Abu Zaid’e göre, operasyonun beşinci gününde ABD henüz net bir "çıkış stratejisi" belirleyebilmiş değil. Washington, yeteneklerini tüketecek uzun süreli bir yıpratma savaşından kaçınmak isterken; Tel Aviv’in stratejik çıkarları savaşın genişlemesi yönünde ağır basıyor. Abu Zaid, İran cephesinde ise bir yol ayrımı olduğunu belirtiyor: Devrim Muhafızları içerisindeki "şahinler" çatışmayı genişleterek Batı'nın maliyetini artırmayı ve bu yolla pazarlık gücü kazanmayı hedeflerken, ılımlı kanat diplomatik bir çıkış yolu arıyor.
İran'ın "Maliyet Artırma" Riski ve İzolasyon
Ortadoğu politikaları uzmanı Dr. Mahjoob Zweiri, İran’ın bölgesel istikrarı bozarak dünyayı savaşı durdurmaya zorlama stratejisi izlediğini vurguluyor. Ancak Zweiri’ye göre bu hesaplama hatalı olabilir; zira Türkiye gibi komşu ülkelerin hava sahasına düşen füzeler Tahran’ı uluslararası alanda yalnızlaştırıyor. Diplomatik kanalların tıkanması, uluslararası toplumun "askeri çözüm" seçeneğine daha fazla yönelmesine ve mevcut sistemin tamamen çökertilmesi senaryolarının güçlenmesine neden oluyor.
İçeriden Çökertme ve Yerel Gruplar Kartı
Eski Beyaz Saray İletişim Sorumlusu Mark Pfeifle, savaşın ekonomik ve insani boyutlarının kontrolden çıkmaya başladığını belirterek gizli bir iletişim kanalının (back-channel) önemine dikkat çekiyor. Öte yandan Wall Street Journal’da yer alan raporlar, Başkan Trump’ın İran içindeki muhalif gruplar ve Kürt liderlerle temas kurduğunu iddia ediyor. Bu durum, Washington’ın doğrudan bir işgal yerine, rejimi içeriden zayıflatacak ve coğrafi/siyasi bölünmeyi tetikleyecek "vekalet savaşları" kartını masaya sürdüğünü gösteriyor.
Kara Harekatı ve "Irak Senaryosu" Uyarısı
Albay Abu Zaid, İsrail'in "sahada çalışmaya başladık" açıklamalarının özel kuvvetler düzeyinde bir kara hareketliliğine işaret ettiğini belirtiyor. Ancak Mark Pfeifle, geniş kapsamlı bir kara savaşının Irak’ın işgaline benzer yıkıcı sonuçlar doğuracağı konusunda uyarıyor. İranlı yetkililer ise devlet hiyerarşisinin ve toplumsal düzenin hala ayakta olduğunu, herhangi bir iç çöküş yaşanmadığını savunarak direniş mesajı veriyor. Uzmanlar, savaşın seyrini ABD’nin istihbarat destekli yerel operasyonlar ile topyekun askeri baskı arasındaki tercihinin belirleyeceğini öngörüyor.




