28 Şubat 2026 Cumartesi sabahı, İran'da milyonlarca insan uyandığında sadece gökyüzündeki patlamalarla değil, ceplerindeki telefonların işlevsizleşmesiyle de sarsıldı. NetBlocks verilerine göre, İran genelinde internet erişimi normal seviyesinin %4'üne kadar geriledi. Navigasyon uygulamaları kullanıcıları gerçek konumlarından yüzlerce kilometre ötede gösterirken, telefon şebekeleri ve mesajlaşma servisleri tamamen sustu.
Bu durum bir teknik arıza değil, askeri operasyonun ilk aşamasıydı. ABD ve İsrail ittifakı, füzelerden önce elektromanyetik spektruma saldırarak İran'ın savunma ve iletişim altyapısını kör etti. Minab şehrinde bir okulun vurulması gibi trajik olaylar yaşanırken, iletişim kesildiği için sivillerin birbirinden haberdar olma imkanı ortadan kalktı.
Körfez'de Navigasyon Kaosu
Eş zamanlı olarak Körfez sularında da büyük bir karmaşa yaşandı. Windward verilerine göre, BAE, Katar ve Umman açıklarındaki bin 100'den fazla gemi GPS ve AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) karıştırmasına maruz kaldı. Gemiler ekranlarda yanlışlıkla kara parçalarında veya havalimanlarında duruyormuş gibi göründü. ABD Donanması, Hürmüz Boğazı ve çevresinde ticari gemilerin güvenliğini garanti edemeyeceğini duyurdu.
Görünmez Silah: Elektronik Savaş
Elektronik savaş (EW), modern dünyanın bağımlı olduğu görünmez altyapıya (radyo dalgaları, uydu sinyalleri, radar) saldırma sanatıdır. Bu savaşta üç ana yöntem öne çıktı:
-
Karıştırma (Jamming): Hedef frekansın gürültüyle boğularak gerçek sinyalin engellenmesi.
-
Yanıltma (Spoofing): Cihazlara sahte konum verileri gönderilerek sistemlerin yanlış yönlendirilmesi.
-
Siber Saldırı: Haber ajanslarının ve devlet sitelerinin erişime kapatılması.
Hava Hakimiyeti ve "Ölüm Zinciri"
ABD, operasyonda dünyanın en gelişmiş elektronik harp platformlarını kullandı. EA-18G Growler uçakları hava savunma radarlarını gürültüye boğarken, F-35 savaş uçakları sahip oldukları sensörlerle İran'ın radar ağını anlık olarak analiz etti.
Askeri terminolojide "Ölüm Zinciri" (Kill Chain) olarak bilinen; tespit, teşhis, takip ve vuruş aşamaları, elektronik savaş sayesinde İran tarafı için kırıldı. İranlı savunma operatörleri, radarlarını açtıklarında sadece gürültü gördüler; radarlarını kapatmak zorunda kaldıklarında ise hava sahasını tamamen savunmasız bıraktılar.
İran'ın Yanıtı ve Bölgesel Riskler
İran bu savaşta pasif bir kurban değil; kendi elektronik harp yeteneklerine sahip bir aktör. Geçmiş yıllarda Körfez'deki ABD insansız hava araçlarını ve ticari gemileri GPS karıştırma yöntemleriyle hedef alan Tahran, Hürmüz Boğazı'nı bir "elektronik mayın tarlasına" çevirme kapasitesine sahip.
Sonuç olarak, 28 Şubat sabahı başlayan süreç, modern savaşlarda sinyal kontrolünün en az fiziksel mühimmat kadar ölümcül olduğunu gösterdi. Elektromanyetik spektrumda kazanan, rakibini sadece askeri olarak değil, toplumsal olarak da felç etme gücüne ulaştı.




