Serim, Katar ziyareti ve güncel uluslararası gelişmelere ilişkin Al Jazeera televizyonuna yaptığı değerlendirmede, davete icapla Katar'ı 2 yıl sonra ziyaret ettiğini ve bundan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.

HÜDA PAR'ın kanun teklifi TBMM'de görüşülecek HÜDA PAR'ın kanun teklifi TBMM'de görüşülecek

Misafirperverliklerinden dolayı Katarlı yetkililere teşekkürlerini ileten Serim, Katar Dışişleri Bakanlığında Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Lolwah Rashid Al Khater ile, Gazze'ye yönelik insani yardımlar konusunda marttan itibaren düzenli temasları olduğunu aktardı.

Serim, Türkiye ile Katar'ın Gazze'ye yardımlardaki rolüne ilişkin, "Krizin başından beri Türkiye ve Katar, Gazze'ye ülkeler tarafından iletilen yardımların önemli bir kısmını üstleniyor." ifadesini kullandı.

Katar'daki temaslarında, bölgesel gelişmeler ve başta Gazze olmak üzere insani yardımlar üzerine görüş alışverişinde bulunulduğuna, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) gibi ilgili kurumlardan ortak bir mekanizma kurulmasının kararlaştırıldığına işaret eden Serim, süreçle ilgili bilgiler verdi.

Serim, iki ülke liderinin öncülüğünde ekim veya kasımda İstanbul'da düzenlenecek "Yüksek Stratejik Komite" toplantısında, amacın insani yardımların daha üst düzeye çıkarılması ve daha fazla projenin hayata geçirilmesi olacağını dile getirdi.

Gazze'nin süratli bir şekilde toparlanması için iki ülkenin üzerine düşen görevi yapacağını vurgulayan Serim, Türkiye'nin bugüne kadar bölgeye gönderdiği insani yardım malzemelerinin 56 bin tonu bulduğu bilgisini paylaştı.

Serim, Gazze'deki kötü duruma dikkati çekerek, "Esasen Gazze'de bugüne kadar hiç şahit olmadığımız ölçüde bir yıkım söz konusu." dedi.

Gazze'nin toparlanma sürecinde yapılması gereken çalışmalara ilişkin Serim, bu konuda Katar ile yapılacak işbirliğine işaret etti.

Türkiye-Katar ilişkileri

Serim, iki ülke arasındaki olumlu ilişkilerin altını çizerek, "Türkiye-Katar ilişkileri, her alanda hızla gelişmektedir ve karşılıklı güvene dayalı stratejik bir karaktere sahiptir." ifadesini kullandı.

İki ülke ilişkisinin "kardeşlik" duygularına dayandığını belirten Serim, ilişkilerin her alanda büyük ilerleme kaydettiğini söyledi.

Serim, iki ülkenin sürekli temas halinde olduğunu vurgulayarak, karşılıklı üst düzey temaslar ve toplantılara değindi.

Gazze'deki durum

Gazze'de gerçekleştirilen "katliamların" yürekleri yaktığını belirten Serim, bu konuda bölge ülkeleri ile işbirliğini derinleştirmenin önemine dikkati çekti.

Serim, Gazze'deki "zulüm karşısında sessiz kalınmadığını ve kalınmayacağının" dünyaya ilan edildiğini söyleyerek, "Filistin davası, öteden beri hepimizin ortak paydasıdır. Bu bağlamda Filistinli kardeşlerimizi asla yalnız bırakmayacağız." diye konuştu.

Gazze'de akan kanın durdurulması gerektiğini vurgulayan Serim, çatışmaların Lübnan ile tüm bölgeye yayılmasının önlenmesi gerektiğini belirtti.

Serim, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) 10 Haziran'da kabul edilen Gazze'de ateşkes sağlanmasına yönelik kararın, Gazze'deki katliamın sona erdirilmesi açısından önemli bir adım olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası Adalet Divanının (UAD), İsrail'in Refah'a yönelik saldırılarını durdurması ve Refah sınır kapısını insani yardımlara açmasına yönelik kararının da memnuniyetle karşılandığını kaydeden Serim, Filistin'e desteğin devam edeceğine işaret etti.

Serim, İsrail işgalinin durdurulmasını ve iki devletli çözüm için çalışılacağını vurgulayarak, Türkiye'nin, yapılan arabuluculuk çabalarını takdirle karşıladığını söyledi. Bu çabalara katkının devam edeceğinin altını çizen Serim, devlete sahip olmanın Filistin halkının en doğal hakkı olduğunu kaydetti.

Editör: Islamist Agenda