İsrail ordusunun 18 aylık ablukanın ardından açılan Refah Sınır Kapısı'nın yakınına kurduğu "Regavim" güvenlik koridoru, insani bir geçiş noktası olmaktan ziyade bir "sorgu kışlası" ve yıldırma merkezi haline geldi. Ordu bu projeyi teknik bir prosedür olarak sunsa da ilk tanıklıklar ve saha verileri, bölgenin tam bir askeri denetim sahasına dönüştüğünü gösteriyor.

İsrail Kudüs'ü kuşatıyor: Yeni yerleşim yolu inşaatı başladı
İsrail Kudüs'ü kuşatıyor: Yeni yerleşim yolu inşaatı başladı
İçeriği Görüntüle

İşkence ve sorgu mimarisi

Uydu fotoğrafları ve sahadan gelen tanıklıklar, Refah'a sadece 5 kilometre mesafede kurulan bu noktanın; beton bariyerler, gelişmiş biyometrik tarama sistemleri ve gözetleme kuleleriyle donatılmış bir askeri üs olduğunu kanıtlıyor. 2026 Şubat ayı başında faaliyete geçen koridorda, Pazartesi günü geçişine izin verilen sınırlı sayıdaki Filistinli, yaklaşık 20 saat süren bir "işkence yolculuğuna" maruz kaldıklarını anlattı.

"Gözlerimizi bağladılar, ellerimizi saatlerce kelepçeli tuttular. Bizimle alakası olmayan konularda bizi sorguya çekip, çocuklarımızla tehdit ederek iş birliğine zorladılar." — İsmini vermek istemeyen bir Filistinli tanık.

İsimdeki şifre: Yerleşimci ideolojisi

"Regavim" ismi, basit bir askeri terimden çok daha derin bir siyonist ideolojiyi temsil ediyor. Bu kavram, yerleşimci hareketlerin temelini oluşturan ve "toprak parçasının parça parça ele geçirilmesini" öven tarihi marşlara dayanıyor.

İsrail, bu koridorla sadece askeri bir güvenlik hattı oluşturmakla kalmıyor; aynı zamanda Gazze'nin güney girişine yerleşimci ideolojisini kazıyarak bölgeyi kalıcı olarak denetimi altında tutma niyetini de deşifre ediyor.