Lynk, AA muhabirine, İsrail'in Gazze'deki 23 ayı bulan saldırılarının savaş suçları, insanlığa karşı suçları ve soykırımı içerdiğini vurgulayarak, 2005'te BM Dünya Zirvesi'nde kabul edilen "koruma sorumluluğu" kavramının, bir devlet kendi nüfusunu savaş suçları, insanlığa karşı suçlar, etnik temizlik veya soykırıma karşı koruyamadığında veya bizzat bu suçları kendisi işlediğinde uluslararası toplumun harekete geçmesini öngördüğünü hatırlattı.
Koruma sorumluluğunun temellerinin 1950'de Kore Savaşı sırasında kabul edilen "Barış için Birleşme" kararına dayandığını söyleyen Lynk, "BM Güvenlik Konseyi, 5 daimi üyeden birinin veya daha fazlasının veto kullanması nedeniyle felce uğradığında Genel Kurul, bu otorite boşluğunu doldurabilir ve uluslararası barışın korunması için gerekli adımları atabilir." dedi.
Lynk, koruma sorumluluğunun henüz resmi yasal yükümlülük olmasa da devletlere siyasi ve ahlaki sorumluluk yüklediğini, son 20 yılda 95'ten fazla BM Güvenlik Konseyi kararında anıldığını dile getirdi.
"Gazze'de soykırım işleniyor"
Gazze'deki duruma yönelik koruma sorumluluğu kriterlerinin uygulanıp uygulanmayacağı sorusuna Lynk, "Otoriteler ve saygın kurumların çoğu, İsrail'in Gazze'de savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlediğini, İsrail'in etnik temizlik yaptığını ve saldırılarıyla Filistin nüfusunun zorla yerinden edilmesine yol açtığını söylüyor." diye konuştu.
Özellikle son 18 ayda uluslararası otoritelerin Gazze'deki durumu "suçların suçu" olan soykırıma eşdeğer bulduğunu vurgulayan Lynk, "İnsan hakları ve İsrail'in 58 yıllık Filistin işgaliyle ilgilenen uluslararası örgütler, koruma sorumluluğunun artık Genel Kurul'da 'Barış için Birleşme' kararıyla devreye girmesi gerektiğini söylüyor." ifadesini kullandı.
Lynk, böyle bir kararın tıbbi malzeme ve yardım tesislerinin Gazze'deki Filistin nüfusuna büyük ölçekte sağlanmasını, İsrail'in uyguladığı ablukanın kaldırılmasını, insani erişimin en üst düzeyde sağlanmasını ve 23 aylık yıkımın ardından Gazze'nin yeniden inşasına izin verilmesini içereceğini kaydetti.
"Tüm bunlar İsrail'in askeri kampanyasını sona erdirme gücüne ve siyasi desteğe sahip uluslararası barış gücü aracılığıyla yapılacak uzun, kalıcı barış ve yeniden inşa sürecini başlatacak." diyen Lynk, bu sürecin BM komutası altında çeşitli ülkelerden gönüllü askerlerden oluşan barış gücü kurulmasını öngördüğünü ifade etti.