İslam Dünyası

Kültürel direniş mi, piyasa işi mi? Kudüs'te fon çıkmazı

Uzmanlar, "tarafsızlık" adı altında dayatılan dil kısıtlamalarının kurumlarda otosansüre yol açtığını ve kültürel eylemi halktan kopararak sadece ölçülebilir projelere hapsettiği uyarısında bulunuyor.

Kudüs'te kültürel faaliyet yürütmek, sadece sanatsal bir uğraş değil; aynı zamanda şehrin kimliğini koruma mücadelesi anlamına geliyor. Ancak son yıllarda uluslararası donörlerin dayattığı "şartlı fonlar", bu mücadelenin ruhunu tehdit ediyor. Kurumlar, hayatta kalmak için bağışçıların piyasa mantığına dayalı "etki" ve "sürdürülebilirlik" kriterlerine uyum sağlamaya çalışırken, asıl mesele olan "anlam" geri planda kalıyor.

Kudüslü sanatçı ve araştırmacıların analizlerine göre, fonlar artık sadece mali bir destek değil; neyin söyleneceğini, hangi kelimelerin seçileceğini ve hangi konuların "güvenli" sayılacağını belirleyen gizli bir politika aracı haline gelmiş durumda.

Şartlı fonların Kudüs kurumları üzerindeki katmanlı zararları:

Etki Alanı Zararın Niteliği Sonuç
Bireysel Çalışanlarda sürekli gerginlik ve otosansür. Yaratıcılığın ölmesi, riskten kaçınma.
Kurumsal Proje odaklı, kısa ömürlü faaliyetler. Uzun vadeli vizyonun ve birikimin kaybı.
Toplumsal Halkın dilinden ve acısından uzaklaşma. Kurum ile toplum arasında güven boşluğu.
Siyasal Zorunlu "tarafsızlık" illüzyonu. Kültürel eylemin içinin boşaltılması.

Kudüslülerin "Eğreti" Statüsü Ve Kurumsal Kırılganlık

Kudüslülerin yasal statüsü (ne mülteci ne tam vatandaş), varlıklarını "hak" değil "istisna" temelinde kılıyor. Kimliklerinin her an geri alınabilir olması, kurumları da dış baskılara karşı son derece kırılgan hale getiriyor. Yerel bir pazarın yokluğu ve ulusal bir koruma şemsiyesinin eksikliği, dış fonu bir "seçenek" değil "zorunluluk" kılıyor. Bu durum, kurumların normalde reddedeceği şartları, "kapanma korkusuyla" kabul etmesine ve bu tavizlerin zamanla kural haline gelmesine yol açıyor.

Çıkış Yolu: Sembolik Egemenlik Ve Bağımsızlık Paktı

Kudüs kültür hayatının geleceği için üç muhtemel yol öngörülüyor:

  1. Proje Döngüsü: Fonla başlayıp fonla biten, iz bırakmayan geçici işler.

  2. Savunmacı Daralma: Hassas konulardan kaçınarak sadece "hizmet sağlayıcı" olarak hayatta kalma.

  3. Göreceli Bağımsızlık: Şartları müzakere eden, yerel gelir kaynakları yaratan ve özgün dili koruyan "Kültürel Bağımsızlık Paktı."

Kudüs'teki kültür aktörleri, değişimin ancak donörlerle kurulan ilişkinin "denetim" değil "güven" üzerine yeniden inşasıyla mümkün olabileceğini belirtiyor. İlk adım olarak; kurumların ortak bir "Kültürel Bağımsızlık Paktı" imzalayarak, fonu anlamın üzerinde tutmayan bir müzakere gücü oluşturması öneriliyor.

"Kudüslü Araştırmacı: Kudüs'te kültürün fon kadar sembolik bir egemenliğe de ihtiyacı var. Finansal destek gereklidir, ancak bu destek dilimizi ve anlamımızı yeniden tanımlamaya başladığında tehlike başlar."

Islamist Agenda