İsrail, Batı Şeria topraklarını "devlet arazisi" kategorisine alarak tarımsal üretimi bitirmeyi hedefliyor. Bu durum, bölgenin gıda güvenliği için kritik öneme sahip arazilerin kaybına yol açıyor.
Özellikle Şubat 2026'nın ilk haftasında El Halil ve Nablus bölgelerinde 777 zeytin ağacı söküldü. Bu yıkımın maliyeti 600 bin doları aşarak çiftçilerin üretim gücünü felç etti.
[İşgal altındaki Batı Şeria'da tarım arazilerinin daralması ve yerleşim yerlerinin genişlemesi haritası]
Ekonomik saldırının bilançosu ve tarımsal veriler:
| Gösterge / Kayıp Türü | Mevcut Durum (2026) | Etki ve Sonuç |
| Gasp Edilen Alan | 26 bin dönümden fazla. | Stratejik tarım arazilerinin kaybı. |
| Ekonomik Kayıp | Geçen yıl 103 milyon dolar. | Üretici ailelerin yoksullaşması. |
| GSYH Payı | %7'den %5'e geriledi. | Tarımın ekonomik ağırlığının azalması. |
| Zeytin Ağacı | Bir haftada 777 adet söküldü. | Yıllık hasat kapasitesinin yok edilmesi. |
| Mekanizma | 140 yerleşim çiftliği kurulması. | "Ekonomik yerleşim" sürecinin hızlanması. |
Sabit Ebu el-Rus: Bu sistematik bir ekonomik agresyondur
Ekonomi uzmanı Dr. Sabit Ebu el-Rus, bu süreci 1993'ten beri devam eden bir planın parçası olarak tanımlıyor. Ebu el-Rus'a göre İsrail, Filistin'in üretim altyapısını kasten çökertiyor.
Özellikle su kaynaklarına erişimin engellenmesi, Filistin ekonomisinin İsrail pazarına bağımlılığını artırıyor. Bu durum, yerel ticaretin daralmasına ve işsizliğin tırmanmasına neden oluyor.
"Sabit Ebu el-Rus: İsrail'in 'devlet mülkü' tanımını genişletmesi, uluslararası hukuka aykırı bir ekonomik saldırı kılıfıdır."
Coğrafi parçalanma ve E1 projesi tehlikesi
"E1" projesiyle Kudüs'ün kuzey ve doğusundaki yerleşimlerin birleştirilmesi planlanıyor. Bu durum, Batı Şeria'nın kuzeyi ile güneyi arasındaki fiziksel bağlantıyı tamamen koparacaktır.
Eriha, Tubas ve El Halil gibi iller, bu "ekonomik kuşatma" altında gıda güvenliği krizine itiliyor. Yerleşimci saldırıları ise çiftçilerin kendi topraklarına ulaşmasını imkansız hale getiriyor.




