ABD’nin Tel Aviv Büyükelçisi Mike Huckabee'nin geçtiğimiz Pazartesi günü gazeteci Tucker Carlson'a verdiği mülakat, diplomatik bir depreme yol açtı. Huckabee'nin, Hıristiyan Siyonist ideolojiye dayanarak İsrail'in Orta Doğu'daki topraklarını genişletmesi gerektiğine dair ifadeleri, sadece İslam dünyasında değil, ABD kamuoyunda da sert bir dirençle karşılaştı.
Sosyal medya ve siyasi kulislerde yükselen eleştirilerde, Huckabee'nin tarafsızlığını yitirdiği ve ABD hükümetinin temsilcisi gibi değil, İsrail'in bir sözcüsü gibi hareket ettiği vurgulanıyor.
Huckabee'nin açıklamalarına yönelik tepki eksenleri:
| Eleştiri Kaynağı | Temel İtiraz Noktası | Öne Çıkan Talep |
| Siyasi Aktivistler | Çifte sadakat ve anayasal temsil sorunu. | Görevden alınması veya merkeze çağrılması. |
| Dini Gruplar | Bölgedeki Hıristiyanların İsrail eliyle maruz kaldığı yıkım. | Filistinli Hıristiyanların haklarının gözetilmesi. |
| Diplomatlar | ABD'nin bölgedeki arabulucu rolüne darbe vurulması. | Resmi devlet politikasına sadık kalınması. |
"Huckabee Washington’a Geri Çağrılmalı"
Amerikalı blog yazarları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Başkan'ın kendi temsilcisini düzeltmesi gerektiğini savunarak; "Huckabee'nin kendi ülkesine dönüp görev sınırlarını ve kime sadakat borcu olduğunu düşünmesi için zamana ihtiyacı var" yorumlarında bulundu. Birçok kullanıcı, Büyükelçiyi "olağandışı bir durumda olan elçi" olarak nitelendirirken, temsil ettiği makamın ağırlığını taşımadığını iddia etti.
Amerikalı Hıristiyanlardan "Kutsal Topraklar" Uyarısı
Tartışmanın dikkat çeken bir diğer boyutu ise Amerikalı Hıristiyanların tepkisi oldu. Bölgeyi ziyaret eden bazı Hıristiyan kanaat önderleri, İsrail'in 70 yılı aşkın süredir kutsal topraklardaki Hıristiyan varlığına verdiği zarara dikkat çekti. Bir kullanıcı, "Kudüs ve Nasıra'daki Hıristiyanlarla tanışana kadar İsrail'in onlara ne kadar büyük acılar çektirdiğini bilmiyordum. Mike’ın gözlerinin açılması için dua etmeliyiz" diyerek Büyükelçinin ideolojik körlük içinde olduğunu savundu.
Bu kriz, Trump yönetiminin Orta Doğu politikasında dini motivasyonların ne kadar belirleyici olacağı ve Amerikan diplomasisinin bu durumdan nasıl etkileneceği konusundaki endişeleri derinleştirmiş durumda.