İran-ABD-İsrail savaşı sürerken, İran Devrim Muhafızları 4 Mart 2026 tarihinde yeni bir stratejik silahı sahaya sürdü. Hadid 110 (veya diğer adıyla Dalaho), İran cephaneliğindeki en hızlı kamikaze İHA olarak kayıtlara geçti. Saatte 517 kilometre hıza ulaşabilen bu araç, geleneksel pervaneli İHA’lardan kat kat hızlı olması sayesinde erken uyarı sistemleri tarafından fark edilmeden hedefine yaklaşabiliyor.
İlk Kez Sahneye Çıkışı ve Denizaltı Kabiliyeti
Hadid 110, ilk olarak 12 Şubat 2025’te İran’da düzenlenen "İktidar 1403" savunma fuarında sergilenmişti. Ancak bu silahı asıl öne çıkaran gelişme, İran medyasında paylaşılan ve uçağın bir denizaltıdan fırlatıldığını gösteren görüntüler oldu. Bu kabiliyet, İran İHA teknolojisi için bir ilk olma özelliği taşıyor. 2025 yılı sonlarında 10 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen "Sehend 2025" tatbikatında tüm saha testlerini başarıyla tamamlayan İHA, resmen envantere girdi.
[Görsel: Tasnim Haber Ajansı tarafından paylaşılan, Hadid 110 jet motorlu İHA'nın fırlatma rampasındaki görüntüsü]
Teknik Özellikler ve Stratejik Tasarım
Hadid 110’un tasarımı, sadece hız değil aynı zamanda radara yakalanmama (hayalet) özelliği üzerine kurulu:
-
Gövde Yapısı: Radar dalgalarını dağıtan "delta kanat" ve kırık açılı yüzey geometrisiyle donatılmıştır.
-
Hız ve Menzil: Jet motoru sayesinde 517 km/s hıza ve 350 km operasyonel menzile sahiptir.
-
Vuruş Gücü: 30 kg ağırlığında yüksek infilaklı harp başlığı taşır ve nokta atış hassasiyetine sahiptir.
-
İrtifa: Yaklaşık 9 km yüksekliğe kadar tırmanabilir.
Ekonomik Yıpratma ve Caydırıcılık
Askeri uzmanlar, Hadid 110’un maliyet-etkin bir silah olduğunu vurguluyor. Milyon dolarlık balistik füzeler yerine bu düşük maliyetli İHA'ların sürü halinde kullanılması, savunma sistemlerini hem fiziksel hem de mali açıdan felç edebilir. Özellikle hava savunma sistemlerinin ve radar komuta merkezlerinin imhasında "ilk vuruş" silahı olarak kilit rol oynaması bekleniyor.
Ayrıca, roket yardımlı kalkış (RATO) sistemi sayesinde kamyonlar gibi hareketli platformlardan hızla fırlatılabilmesi, bu silahı zorlu arazilerde bile kullanışlı kılan bir "at ve unut" sistemine dönüştürüyor.





