Filistinli kulüpler, futbolcular ve arazi sahiplerinden oluşan bir koalisyon, futbol dünyasının patronlarını yargıya taşıdı. Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) sunulan dilekçede, Gianni Infantino ve Aleksander Čeferin savaş suçlarına ortaklıkla itham ediliyor.

Şikayetin merkezinde, 11 İsrail kulübünün Batı Şeria'daki işgal altındaki topraklarda faaliyet göstermesine izin verilmesi yer alıyor. Koalisyon, bu durumun hem uluslararası hukuku hem de futbolun etik değerlerini zedelediğini savunuyor.

Kendi kurallarını ihlal eden bir yönetim

Dava dilekçesi, FIFA ve UEFA'nın kendi tüzüklerinde yer alan "toprak bütünlüğü" kuralına dayanıyor. Mevcut kurallar, bir federasyonun başka bir federasyonun toprağında izin almadan faaliyet düzenlemesini yasaklıyor.

İskoçya Filistin için Spor Örgütü Sözcüsü Jill Thompson, bu durumun 15 yıldır devam ettiğini belirtti. Thompson, Filistin Futbol Federasyonu'nun tüm taleplerinin FIFA tarafından sessizlikle karşılandığını ifade etti.

Davanın temel dayanakları ve iddialar:

Şikayet konusu Gerekçe / İhlal Mevcut durum
Yerleşim kulüpleri 11 İsrail kulübünün Batı Şeria'da oynaması. Tüzük kuralları çiğneniyor.
Savaş suçuna ortaklık İşgalin spor yoluyla meşrulaştırılması. UCM'ye resmi başvuru yapıldı.
Çifte standart Filistinli sporcuların ölümlerine sessiz kalınması. Etik kurul eleştirisi.
Toprak bütünlüğü Filistin topraklarında izinsiz maç düzenlenmesi. Egemenlik haklarının ihlali.

Futbolda çifte standart ve sessiz kalınan trajediler

Koalisyon, FIFA'nın diğer ülkelerdeki krizlere hızlı tepki verirken Filistinli sporcuların ölümlerine sessiz kalmasını eleştiriyor. Geçen yaz Gazze'de hayatını kaybeden "Filistinli Pelé" lakaplı Süleyman el-Obaid için herhangi bir taziye yayımlanmaması bu duruma örnek gösteriliyor.

İsrail ablukasında Gazze finansal çöküşün eşiğinde
İsrail ablukasında Gazze finansal çöküşün eşiğinde
İçeriği Görüntüle

Mısır'da yaşayan Filistinli bir profesyonel futbolcu, FIFA'nın İsrail ekiplerine yönelik açık bir kayırmacılık içinde olduğunu ifade ediyor. Sporcular, maruz kaldıkları ayrımcılığın futbolun birleştirici ruhuna aykırı olduğunu vurguluyor.