İslam Dünyası

Filistin yönetimi siyasi tutuklulara yönelik baskıları artırmakla suçlanıyor

11 yıldır tutuklu olan Ahmed el-Şebravi'nin kritik sağlık durumuna rağmen açlık grevine devam ettiğini duyuran komite, tutukluların can güvenliğinden Filistin yönetimini sorumlu tuttu.

Batı Şeria'da siyasi tutukluların yaşadığı hak ihlalleri, Bitunya cezaevinde bulunan Musab İştiyye'nin sızdırdığı mektup sonrası yeni bir boyuta ulaştı. Siyasi Tutuklu Aileleri Komitesi tarafından Pazartesi günü yapılan açıklamada, cezaevi idaresinin tutukluları baskı altına almak için şiddet ve tecrit yöntemlerine başvurduğu vurgulandı.

Sistemli baskı ve hak ihlalleri

Musab İştiyye'nin gönderdiği mektup, son aylarda cezaevinde yaşanan şiddet sarmalını detaylandırıyor. Belgelere göre, 25 Aralık 2025 tarihinde koğuşlara düzenlenen baskınlarda tutukluların özel eşyaları kasten tahrip edildi ve fiziksel saldırılar düzenlendi. Bu saldırılar sonucunda yaralanan veya sağlık durumu bozulan bazı tutukluların, tıbbi müdahale yerine tecrit hücrelerine gönderildiği iddia ediliyor.

Açlık grevi ve hayati tehlike

Komite, özellikle 11 yıldır cezaevinde tutulan Ahmed el-Şebravi'nin durumuna dikkat çekti. El-Şebravi, maruz kaldığı kötü muamele ve uzun süreli tutukluluk hali nedeniyle başlattığı açlık grevini, hayati tehlikesine rağmen sürdürüyor. Komite, el-Şebravi'nin ve diğer tüm tutukluların can güvenliğinden doğrudan yönetimin sorumlu olduğunu belirterek, derhal tarafsız bir soruşturma açılmasını talep etti.

Siyasi Tutuklu Aileleri Komitesi, bu uygulamaların temel insan haklarının ağır bir ihlali olduğunu vurgulayarak; tüm siyasi partileri, BM kuruluşlarını ve Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu'nu (ICHR) bu zulme son vermek için harekete geçmeye davet etti. Komite, çözümün ancak tüm siyasi tutukluların derhal serbest bırakılması ve sorumluların hesap vermesiyle mümkün olacağının altını çizdi.