İran'ın askeri gücünün temeli, 1970'lerde ABD'den alınan F-14 Tomcat savaş uçaklarını destek almadan uçurma çabasına dayanır. ABD, bu uçakların parçalarının İran'ın eline geçmemesi için kendi envanterindeki uçakları öğütücülerde imha ederken; İranlı mühendisler enkazlardan topladıkları parçaları ve gizli tedarik ağlarını kullanarak bu karmaşık makineleri 40 yıl boyunca operasyonel tuttu. Bu süreç, İran'a karmaşık sistemleri kopyalama ve geliştirme konusunda kurumsal bir yetenek kazandırdı.
İran'ın Teknolojik Gelişim Basamakları:
| Alan | Başlangıç Noktası | Mevcut Durum (2026) |
| Hava Kuvvetleri | ABD F-14 Bakımı | Yerli İHA ve füze entegrasyonu. |
| Balistik Füzeler | Scud (Libya/Kuzey Kore) | Fattah-1 & 2 (Hipersonik füzeler). |
| Deniz Kuvvetleri | Rus Kilo Sınıfı | Yerli Fatih ve Gadir denizaltıları. |
| Hava Savunma | MIM-23 Hawk | Bavar-373 (S-400 muadili sistem). |
Hipersonik Kulübü ve Füze Gücü
İran, bugün Orta Doğu'daki en büyük balistik füze envanterine sahiptir. 2023 yılında tanıtılan Fattah-1 ve Fattah-2 füzeleri ile İran; Rusya, Çin ve ABD'nin bulunduğu "Hipersonik Füze Kulübü"ne girdiğini ilan etti. 15 Mach hıza ulaşabilen bu füzeler, manevra kabiliyetleri sayesinde modern hava savunma sistemlerini aşmak üzere tasarlandı. 2025'teki çatışmalarda bu füzelerin bir kısmının İsrail'in gelişmiş Arrow-3 sistemlerini delerek hedeflerine ulaştığı gözlemlendi.
Hürmüz Boğazı'nın Görünmez Muhafızları
İran'ın deniz stratejisi, sığ sulara uygun küçük denizaltılar ve devasa bir deniz mayını stokuna dayanmaktadır. Kendi üretimi olan Gadir ve Fatih sınıfı denizaltılar, Basra Körfezi'nin zorlu mülkiyet yapısında tespit edilmeden hareket edebiliyor. Yaklaşık 6.000 deniz mayınına sahip olduğu tahmin edilen İran, olası bir çatışmada Hürmüz Boğazı'nı tamamen kapatabilecek bir "deniz engelleyici" kapasiteye sahip. Bu strateji, teknolojik üstünlüğe karşı coğrafi ve sayısal avantajı kullanmayı amaçlıyor.




