Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bloomberg’in sorularına yazılı olarak verdiği yanıtlarda, Gazze’de konuşlandırılması gündemde olan Uluslararası İstikrar Gücü’ne ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

MİT yüzyıllık casus Lawrence belgesini paylaştı
MİT yüzyıllık casus Lawrence belgesini paylaştı
İçeriği Görüntüle

Erdoğan, böyle bir gücün sahada başarı sağlayabilmesinin, bölge halkı nezdinde meşruiyeti bulunan aktörlerin sürecin içinde yer almasına doğrudan bağlı olduğunu ifade etti.

Şarm el Şeyh Deklarasyonu’na taraf olan ülkelere dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de dahil olduğu bu ülkelerin söz konusu süreçte en meşru aktörler olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Erdoğan, Türkiye’nin yer almadığı bir mekanizmanın Filistin halkının güvenini kazanmasının zor olacağını belirterek, bu durumun sahadaki etkinliği ciddi şekilde zayıflatacağını dile getirdi.

Türkiye’nin bölgedeki konumuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’nın Filistin tarafıyla sahip olduğu derin tarihî bağların, İsrail’le geçmişte yürütülen güvenlik ve diplomasi kanallarının ve NATO üyesi bir ülke olarak sahip olduğu bölgesel etkinliğin altını çizdi. Erdoğan, tüm bu unsurların Türkiye’yi Gazze’de kurulması muhtemel bir uluslararası istikrar misyonu açısından “anahtar ülke” konumuna getirdiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamları ise söyle;

"Gazze’de konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü’nün başarı şansı, sahada meşruiyeti olan aktörlerin içinde yer almasına bağlıdır. Türkiye dahil Şarm el Şeyh Deklarasyonu’na taraf olan ülkelerin bu süreçteki en meşru aktörler olduğunun bilinmesi gerekir. Takdir edersiniz ki Türkiye’nin olmadığı bir mekanizmanın, Filistin halkının güvenini kazanması bu anlamda zordur. Biz hem Filistin tarafıyla derin tarihî bağlarımız hem İsrail’le geçmişte yürüttüğümüz güvenlik ve diplomasi kanalları hem de NATO üyesi bir ülke olarak bölgesel etkinliğimiz itibarıyla bu tür bir misyonun anahtar ülkesi konumundayız."

Islamist Agenda