Gazze merkezindeki el-Saha bölgesinde, devasa beton kütlelerinin ve paslanmış demir yığınlarının arasında, 47 yaşındaki Ebu Cemal imkansızın sınırlarını zorluyor. İki bacağını da savaşta kaybeden bu azimli adam, parçalanmış eldivenleri ve çıplak elleriyle kendi evinin enkazını kazarak çıkardığı mermer ve karolarla ailesine yeni bir yuva inşa ediyor.
Aylarca süren sürgün ve 6. katlara tırmanma çilesinin ardından, bedeni daha fazla yükü kaldıramayınca enkazın üzerine dönmeye karar veren Ebu Cemal, "Bize sokakta yaşamaktan başka seçenek bırakmadılar. Ben de kendi evimin yıkıntıları üzerinde durmaya karar verdim" diyor.
Ebu Cemal ve ailesinin hayata tutunma mücadelesi:
| Bilgi Kategorisi | Detaylar |
| İsim ve Yaş | Ebu Cemal (47) ve oğlu Cemal (20). |
| Sağlık Durumu | Baba iki bacağını, oğlu ise bir bacağını kaybetti. |
| Yöntem | Enkaz altından çıkarılan karolarla zemin yalıtımı. |
| Temel Amaç | Aileyi kış soğuğundan ve yağmur sularından korumak. |
"Savaşın Taksitleri Bitmek Bilmiyor"
Ebu Cemal'in dramı sadece kendi engelinden ibaret değil. En büyük oğlu Cemal de 7 Ekim sonrası bir İsrail füzesiyle bir bacağını kaybetti. Eskiden babasına destek olmayı hayal eden Cemal, şimdi babasıyla birlikte enkazın üzerinde sürünerek karoları yerleştiriyor. Cemal, "Babamı kucağımda taşımayı hayal ederdim, şimdi ise birlikte yere beton döküyoruz. Ama yine de diz çökmeyeceğiz" sözleriyle Gazze'nin kırılmayan iradesini özetliyor.
Gökyüzünde Değil, Toprakta Bir Yuva
Evinin her bir köşesinin hatırasını kalbinde taşıyan Ebu Cemal, çadırının zeminini büyük bir titizlikle kaplıyor. Eşi battaniyeleri düzenlerken, küçük torunu "Evimiz eski haline dönecek mi?" diye soruyor. Ebu Cemal'in cevabı ise net: "Daha güzel olacak, çünkü onu kendi ellerimizle, kendi irademizle inşa ediyoruz."
Gazze'nin dondurucu kışında, naylon ve kumaştan ibaret olan bu çadır, sadece bir barınak değil; aynı zamanda bir halkın "buradayız ve gitmiyoruz" haykırışının en somut sembolü olarak yükseliyor.
"Ebu Cemal: Belki bir evimizi veya bacaklarımızı kaybettik ama irademizi asla kaybetmeyeceğiz. Yarım bedenimizle bile bu toprağa kök salmaya devam edeceğiz."