İslam Dünyası

El-Tanf'ta yeni dönem: Suriye ordusu kontrolü aldı

Ahmed Şara yönetiminin DEAŞ karşıtı koalisyona katılması ve SDG ile varılan entegrasyon anlaşması, üssün Şam'a devredilmesinin önünü açtı.

Uzmanlar, bu adımın doğrudan bir geri çekilme değil, ABD’nin doğrudan kontrol rolünden az maliyetli bir güvenlik ortaklığına geçiş stratejisi olduğunu belirtiyor.

Güvenlik yükünün yerel ortaklara devri

Esed zulmünün yıkılmasının ardından "Yeni Suriye"nin terör örgütü DEAŞ’a karşı kurulan Uluslararası Koalisyon’a katılması, Washington’ın bölgedeki kalıcı askeri varlığına dair gerekçeyi zayıflattı. Siyasi analistler, El-Tanf'ın devredilmesinin güvenlik sorumluluğunun müttefik yerel güçlere bırakılması anlamına geldiğini ifade ediyor. ABD birliklerinin Ürdün topraklarındaki "Kule 22" üssüne çekilmesi, bölgedeki İran etkisine karşı daha esnek ve hareketli bir konuşlanma tercih edildiğini gösteriyor.

İran nüfuzunun gerilemesi ve stratejik dönüşüm

Uluslararası ilişkiler uzmanları, üssün tahliye edilmesini İran'ın Suriye sahasındaki manevra kabiliyetinin azalmasına bağlıyor. Tahran'ın bölgedeki nüfuzunun sarsılması, ABD’nin ileri karakol kurma ihtiyacını hafifletmiş durumda. Washington’ın artık sabit üsler yerine istihbarat paylaşımı ve yerel ortaklıklar üzerinden denge kurmayı tercih ettiği belirtiliyor. El-Tanf’ın devri, bölgedeki batıl odakların tasfiyesi ve Suriye’nin hürriyetine kavuşması sonrası oluşan yeni güvenlik mimarisinin bir parçası olarak görülüyor.