Ekonomik krizin altıncı yılına giren Lübnan'da, hükümet ve bankacılık sektörü kurtuluş için gözünü ülkenin "dokunulmaz" kabul edilen altın rezervlerine dikti. Financial Times'ın beş kaynağa dayandırdığı habere göre; son bir yılda değeri %70 artan altın stokları, bankaların toplam finansal zararının yarısından fazlasını karşılayabilecek bir seviyeye ulaştı. Ancak bu hamle, Lübnan yasalarına göre Parlamento onayı gerektiriyor ve halk nezdinde ciddi bir meşruiyet sorunu yaşıyor.
Lübnan Altın Rezervi ve Finansal Tablo (Şubat 2026):
| Gösterge | Değer / Miktar | Notlar |
| Toplam Altın Rezervi | 280 Ton | Bölgede Suudi Arabistan'dan sonra 2. sırada. |
| Piyasa Değeri | ~45 Milyar Dolar | Lübnan GSYİH'sinin %130'undan fazlasına eşit. |
| Bankacılık Zararı | ~70 Milyar Dolar | Mudi mevduatlarının toplam açığı. |
| Önerilen Satış | 100 Ton (~15 Milyar $) | Küçük mudilerin ödemeleri için önerilen miktar. |
Halkın Tepkisi: "Önce Çaldıklarınızı Geri Getirin"
Beyrut sokaklarında halk, altın rezervlerinin satışına "son varlığımızın da yağmalanması" gözüyle bakıyor. Gaz tüpü satıcısı Ahmed Zeydan gibi pek çok Lübnanlı, siyasetçilerin ülkeyi iflasa sürüklediğini ve altının satılması yerine yurt dışına kaçırılan paraların geri getirilmesi gerektiğini savunuyor. Uzmanlar, altının 1980'lerden beri yasal koruma altında olduğunu ve bu rezervin "gelecek nesillerin garantisi" olarak görüldüğünü hatırlatıyor.
IMF Ve "Mevduat İadesi" Yasası
Lübnan hükümeti, IMF ile bir anlaşmaya varabilmek için mudi kayıplarının nasıl dağıtılacağını belirleyen "Mevduat İadesi Yasası" üzerinde çalışıyor. Taslak metinde altına doğrudan atıf yapılmasa da, merkez bankasının (BDL) likidite sıkıntısı nedeniyle altını teminat göstererek borçlanması veya bir kısmını nakde çevirmesi, masadaki en güçlü teknik seçeneklerden biri olarak duruyor. IMF yetkilileri, rezervlerin şeffaf bir reform paketi eşliğinde kullanılabilmesine dair esnek sinyaller verse de, Lübnan Parlamentosu’nun bu siyasi riski alıp almayacağı henüz belirsizliğini koruyor.