Avrupa Siyasi Araştırmalar Konsorsiyumu (ECPR) bünyesindeki Cinsiyet ve Siyaset Daimi Grubu, İsrail’in işgal politikalarıyla ilişkilendirilen akademik kurumlara karşı kapsamlı bir boykot kararı aldı. Yapılan oylamada %88 gibi yüksek bir çoğunlukla kabul edilen karar, uluslararası akademik camiada İsrail’e yönelik tepkilerin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Boykot kararı neleri kapsıyor?
Alınan karar, İsrail kurumları ile yürütülen akademik ve kurumsal iş birliklerine net sınırlar getiriyor. Boykot kararı kapsamında öne çıkan temel maddeler şunlar:
-
Kurumsal iş birliklerinin sonlandırılması: İşgalin sürdürülmesinde pay sahibi olan veya bu politikalara destek veren İsrail üniversiteleri ve akademik kurumlarıyla ortak etkinlik düzenlenmeyecek veya ortaklık kurulmayacak.
-
Finansal sınırlandırma: İsrail’in söz konusu kurumlarından gelecek herhangi bir fon kabul edilmeyecek.
-
“Normalleşme” projelerine ret: Filistin halkının maruz kaldığı işgal ve baskı gerçeğini görmezden gelen, “sömüren ile sömürüleni eşitleyen” projelere katılım veya finansman sağlanmayacak.
PACBI’den “emsal teşkil etsin” çağrısı
Filistin Akademik ve Kültürel Boykot Kampanyası (PACBI), kararı memnuniyetle karşıladığını açıkladı. PACBI temsilcileri, bu kararın İsrail akademik kurumlarının, devletin ihlallerini “aklama” aracı olarak kullanılmasını engellemek adına önemli bir adım olduğunu belirtti.
Kampanya ayrıca, bölgedeki diğer üniversitelere, eğitim sendikalarına ve araştırmacılara seslenerek, benzer adımların atılması ve işgalle bağlantılı kurumlarla olan tüm bağların kesilmesi çağrısında bulundu.
Küresel boykot hareketleri hız kazanıyor
Söz konusu karar, dünya genelinde üniversite öğrencileri ve akademisyenler arasında artan tepkilerin bir parçası olarak dikkat çekiyor. Gazze ve Batı Şeria’da devam eden insani kriz ve çatışmalar, akademik kurumların İsrail üniversiteleriyle olan iş birliği anlaşmalarını gözden geçirmeleri yönündeki baskıyı artırıyor.
Birçok üniversitede öğrenciler, İsrail ile bağlantılı akademik değişim programları ve araştırma fonlarının kesilmesi için protestolar düzenlerken, Avrupa merkezli bu yeni boykot kararı, akademik dünyada İsrail üzerindeki diplomatik ve kurumsal baskının yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor.



