İsrail'in Filistin topraklarındaki hak ihlallerini raporlayan BM Özel Raportörü Francesca Albanese'nin ailesi, Trump yönetimine karşı hukuki bir savaş başlattı. Çarşamba günü Washington'da açılan davada, Albanese'ye yönelik yaptırımların ABD Anayasası'nın 1. Ek Maddesi (ifade özgürlüğü) ile çeliştiği vurgulandı. Albanese’nin eşi ve reşit olmayan kızı, yaptırımların sadece profesyonel hayatı değil, aile yaşamını da felç ettiğini; banka hesaplarının dondurulması ve Washington'daki mülklerine erişimin engellenmesi gibi ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti.
[Francesca Albanese'nin bir BM oturumunda veya basın açıklamasında konuşurken çekilmiş fotoğrafı]
Davaya Konu Olan Temel Hak İhlalleri ve İddialar:
| İhlal Edildiği Belirtilen Hak | Gerekçe / Açıklama |
| İfade Özgürlüğü (1. Ek Madde) | Albanese’nin raporlarının "gerçeklere dayalı akademik bir çalışma" olduğu savunusu. |
| Mülkiyet Hakkı | Ailenin Washington'daki evlerine erişememesi ve varlıklarının dondurulması. |
| Dostane İlişkiler ve Yerleşim | Albanese'nin kızının ABD vatandaşı olması ve ailenin oradaki yaşam bağları. |
| Mesleki Dokunulmazlık | BM görevlisinin resmi çalışmaları nedeniyle cezalandırılmasının uluslararası hukukla çelişkisi. |
"Yaptırımlar İfade Özgürlüğüne Bir Saldırı"
The Guardian'ın ulaştığı dava metnine göre; Albanese'nin İsrail-Filistin çatışması ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Binyamin Netanyahu hakkındaki tutuklama kararlarına ilişkin görüşlerini açıklaması, anayasal güvence altındaki temel bir faaliyet olarak nitelendiriliyor. ABD hükümeti, geçtiğimiz Temmuz ayında Albanese'yi görevden aldırmak için BM üzerinde kurduğu baskı sonuçsuz kalınca, doğrudan kişisel yaptırım uygulama yoluna gitmişti.
[Gazze'deki yıkımı ve Albanese'nin raporlarında bahsettiği "soykırım ekonomisi"ni temsil eden bir illüstrasyon]
Geri Adım Atmayan Bir Raportör
İtalyan bir hukukçu olan Albanese, yaptırımlara rağmen İsrail'in işgal altındaki topraklardaki eylemlerine dair sert eleştirilerini sürdürüyor. Son raporlarında "soykırım ekonomisi" kavramına odaklanan Albanese, İsrail'in Filistin kaynaklarını sistematik olarak yok ettiğini belgelemişti. Bu dava, ABD yönetiminin uluslararası hukuk uzmanlarını "terör listeleri" veya "yaptırım rejimleri" üzerinden susturma çabalarına karşı emsal teşkil edebilecek bir "hak arama süreci" olarak görülüyor.





