Birleşik Arap Emirlikleri, Gazze'deki Siyonist soykırımın ardından bölgenin "sivil idaresini" devralacağı iddialarını yalanlasa da, Tel Aviv kaynaklı belgeler ihanetin boyutunu gözler önüne serdi. BAE'li Bakan Reem el-Haşimi, "Yönetim Filistinlilerin sorumluluğundadır" diyerek diplomatik bir manevra yapmaya çalışsa da, işgalci İsrail'in Kanal 12 televizyonu, Abu Dabi'nin Gazze'nin patronu olmak için ABD ve İsrail ile anlaşmanın son aşamasına geldiğini duyurdu.
İşgalcinin lojistik memuru ve bekçisi
Siyonist medyanın ifşa ettiği plana göre BAE, Gazze'nin ticaretini tekeline alacak. İnsani yardım maskesi altında tüm malları İsrail'den satın alarak Siyonist ekonomiyi besleyecek olan Abu Dabi, bölgeyi İsrail mallarının pazarı haline getirecek. Daha da vahimi, BAE güvenlik güçleri ve ABD'li paralı asker şirketleri, sahada işgalcinin çıkarlarını koruyan bir "polis gücü" olarak görev yapacak.
Direniş halka emanet ediyor, onlar işgalciye
Hamas, yönetimi Filistinli teknokratlardan oluşan "Ulusal Bağımsız Komite"ye devrederek halkın iradesini öncelerken; BAE'nin Trump'ın kurguladığı sözde "Barış Konseyi" ve "Yürütme Konseyi"ne girmesi, asıl niyetin Gazze'yi vesayet altına almak olduğunu kanıtlıyor. 72 bin şehidin kanı kurumadan, Körfez sermayesi "imar" bahanesiyle Siyonist işgali meşrulaştıran bir taşeronluk projesine imza atıyor.




